30 Aralık 2012 Pazar
Cahil mi bırakıldık ?
Merhaba ey azizim.
Nasılsın ?
Ben iyiyim,ayın şavkı şu anda da klavyeye vuruyor,tek bir yatakta 2 kişi yatıyor ben ve benliğimi arayan ben,ayın şavkı ben ve benliğime vuruyor..
Çok edebi bir giriş lan bu...
Devrim için güzel bir gece, belki bugün gelir ne dersin ? Ben konuştum haberler iyi gelir gibi gibi..
Güzel geceler benim biperva arkadaşım, gündüzlerin senin olsun...
Biliyorum,biliyorsun uzun zamandır ayrı kaldık,ayrı bırakıldık,ayrıldık...
Bloğa yeteri kadar zaman ayıramadım,ayıramadık...
Lakin; ne zaman yazmaya niyetlensem bir aksilik peşimi bırakmıyordu,ya cümlelerim tamamlanmıyor veyahut kelimeler arka arkaya gelmek istemiyorlardı.
Cümleler bazen ağzımdan çıktığında küfre dönüşüyor ve bu durum beni oldukça mutlu ediyor, kimisine göre terbiyesizce... Bunun için affedin şu zihn-i fukarayı...
Efendim sebeb-i yazıya gelecek olursak uzun zamandır düşünüyorum( 1 saattir ) biz gerçekten(ben) baya cahil bırakılıyoruz. Aslında varlık içinde yokluk çekiyoruz. Medya bir taraftan internet bir taraftan sadece onları izlememizi ve onları okumamızı istiyorlar bizleri çekmek için kırk takla atıyorlar. Ciddi göz boyama kampanyaları ve boşa harcanan koca koca saatler. 3 Haftadır internetten indirip Yetenek Sizsiniz Türkiye'yi izliyorum. Haftasonu her sabah büyük bir zevkle yaptığım kitap okuma terapilerinin yerini 3 haftadır Yetenek Sizsiniz Türkiye aldı. Sonra düşündüm gerçekten ve gerçekten büyük zaman kaybı yaşıyorum. Bunun gibi bir çok program olduğuna eminim ve bizleri bunların bağımlısı yapmak için ciddi bir uğraş veriliyor.
Şimdi kimseye kalkıp da denilmez neden izliyorsun be arkadaş diye. Lakin; insanın ne ruhuna nede hayatına zerre katkısı yok. Çok anlamsız bir şey lan biliyorum dediklerim bu programları izleyenler de şöyle bir tepki oluşturacak; otobüsler de yazar ya "yolculuk esnasında şöförle konuşmak yasaktır" ama adam hedefe kitlenmiştir illa şöförle konuşacak ve durağı soracak ama yasaktır o yasak onun için hiç bir anlam ifade etmez bende tıpkı şu anda bu yazı gibiyim herhangi bir önemim yok. Ama bir düşün sana zerre maddi ve manevi katkısı olmayan bir şeye neden bu kadar bağlısın hayatında bir değişiklik yapıp haftanın 1 akşamı elektronik bir şeyi kurcalamamayı denesen bence harika bir fikir. Ne televizyon ne radyo herhangi bir şeyin yok. Konuşacak bir çok şey bulabilirsin ailenle veya eşinle veya arkadaşınla. Ve belki de kitap harika dostları okursun,anlarsın,yazarsın.
Bugün o bilge kişiliklerin hepsi hayatlarını buna adamışlardır. Bir düşünsene onları arı görevi görüyorlar her çiçekten en iyi poleni alıp sana en iyisini sunuyorlar, kiminin balı tatlı oluyor kimininki acı (mecazi) lakin bu kavramlarda kişiden kişiye göre değişiyor senin hoşuna gitmeyen bal bir başkasının hoşuna gidebilir.
Yani demem o ki bizler git gide cahiz bırakılıyoruz, günümüzü Facebook ve bilumum sosyal mecralarda geçirirken televizyon akşamları son darbeyi vuruyor. Bu durum beni git gide kahrediyor sonra iş tepki koymaya gelince "Türkiye laiktir laik kalacak","başörtüme dokunma" sloganlarından öteye gidemiyoruz...
Her neyse güzel geceler dilerim...öptüm seni şap şup...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder