30 Aralık 2012 Pazar

Cahil mi bırakıldık ?


Merhaba ey azizim.

Nasılsın ?

Ben iyiyim,ayın şavkı şu anda da klavyeye vuruyor,tek bir yatakta 2 kişi yatıyor ben ve benliğimi arayan ben,ayın şavkı ben ve benliğime vuruyor..
Çok edebi bir giriş lan bu...

Devrim için güzel bir gece, belki bugün gelir ne dersin ? Ben konuştum haberler iyi gelir gibi gibi..

Güzel geceler benim biperva arkadaşım, gündüzlerin senin olsun...

Biliyorum,biliyorsun uzun zamandır ayrı kaldık,ayrı bırakıldık,ayrıldık...

Bloğa yeteri kadar zaman ayıramadım,ayıramadık...

Lakin; ne zaman yazmaya niyetlensem bir aksilik peşimi bırakmıyordu,ya cümlelerim tamamlanmıyor veyahut kelimeler arka arkaya gelmek istemiyorlardı.

Cümleler bazen ağzımdan çıktığında küfre dönüşüyor ve bu durum beni oldukça mutlu ediyor, kimisine göre terbiyesizce... Bunun için affedin şu zihn-i fukarayı...

Efendim sebeb-i yazıya gelecek olursak uzun zamandır düşünüyorum( 1 saattir ) biz gerçekten(ben) baya cahil bırakılıyoruz. Aslında varlık içinde yokluk çekiyoruz. Medya bir taraftan internet bir taraftan sadece onları izlememizi ve onları okumamızı istiyorlar bizleri çekmek için kırk takla atıyorlar. Ciddi göz boyama kampanyaları ve boşa harcanan koca koca saatler. 3 Haftadır internetten indirip Yetenek Sizsiniz Türkiye'yi izliyorum. Haftasonu her sabah büyük bir zevkle yaptığım kitap okuma terapilerinin yerini 3 haftadır Yetenek Sizsiniz Türkiye aldı. Sonra düşündüm gerçekten ve gerçekten büyük zaman kaybı yaşıyorum. Bunun gibi bir çok program olduğuna eminim ve bizleri bunların bağımlısı yapmak için ciddi bir uğraş veriliyor.

Şimdi kimseye kalkıp da denilmez neden izliyorsun be arkadaş diye. Lakin; insanın ne ruhuna nede hayatına zerre katkısı yok. Çok anlamsız bir şey lan biliyorum dediklerim bu programları izleyenler de şöyle bir tepki oluşturacak; otobüsler de yazar ya "yolculuk esnasında şöförle konuşmak yasaktır" ama adam hedefe kitlenmiştir illa şöförle konuşacak ve durağı soracak ama yasaktır o yasak onun için hiç bir anlam ifade etmez bende tıpkı şu anda bu yazı gibiyim herhangi bir önemim yok. Ama bir düşün sana zerre maddi ve manevi katkısı olmayan bir şeye neden bu kadar bağlısın hayatında bir değişiklik yapıp haftanın 1 akşamı elektronik bir şeyi kurcalamamayı denesen bence harika bir fikir. Ne televizyon ne radyo herhangi bir şeyin yok. Konuşacak bir çok şey bulabilirsin ailenle veya eşinle veya arkadaşınla. Ve belki de kitap harika dostları okursun,anlarsın,yazarsın.

Bugün o bilge kişiliklerin hepsi hayatlarını buna adamışlardır. Bir düşünsene onları arı görevi görüyorlar her çiçekten en iyi poleni alıp sana en iyisini sunuyorlar, kiminin balı tatlı oluyor kimininki acı (mecazi) lakin bu kavramlarda kişiden kişiye göre değişiyor senin hoşuna gitmeyen bal bir başkasının hoşuna gidebilir.
Yani demem o ki bizler git gide cahiz bırakılıyoruz, günümüzü Facebook ve bilumum sosyal mecralarda geçirirken televizyon akşamları son darbeyi vuruyor. Bu durum beni git gide kahrediyor sonra iş tepki koymaya gelince "Türkiye laiktir laik kalacak","başörtüme dokunma" sloganlarından öteye gidemiyoruz...

Her neyse güzel geceler dilerim...öptüm seni şap şup...

1 Eylül 2012 Cumartesi

Türk erkekleri bakiremi ister ?

Eyy azizim selam olsun sana ...

Başlık biraz iddialı gibi biliyorum, umuyorum ki başlık yazacaklarımın altında kalıp ezilmez..

Türk gençlerinin genel bir problemi haline gelmiş bakire kız bulamama sendromu son günlerde iyiden iyiye yaygınlaşmış ve katlanılamaz bir hal almıştır.Asıl işin ilginç yanı ise bakire kız arayan gençlerin hemen hemen hepsi hayatlarında bir çok kadın-kızla yatmış ve evlenmeye karar verdikten sonra böyle bir yola başvurmaya kalkmışlardır.

Burada bütün problemi erkeklere yıkmak ne acıdır; çünkü bizim toplumumuzda erkeklere biçilen rol son derece vahşi,istediğini yapan,istediği zaman hesap veren, eğer eşi kötü ise kendinde aldatma hakkı var sanan vesaire....

Aslında neden böyle bir yazı yazmak istediğime gelince malum sözlükte dolaşırken şöyle bir başlığa denk geldim."izmir'de garantili kızlık zarı dikimi yapan doktor" Başlık aynen bu daha sonra aşağıda bir link "İzmir'de kızlık zarı..." buraya kadar her şey olağandı benim için; lakin konu içindekileri okuyunca şoka girdim .İsteyen gidip bakabilir linkler orada. Yahu bu kadar mı yüzsüz bir hale geldik, bu kadar mı geçmişinden utanır olduk, belli ki nefsine hakim değilsin hay hay belki de evleneceğin adamdı fakat olmadı, ama servet-i fünün bunu birlikte olduğun veyahut evleneceğin adama nasıl anlatmazsın,kendine bu kadar mı güvenmiyorsun, adamın seni sevmediğinden bu kadar mı emin değilsin, işte bazen bahsedilir bedenin bakireliği bir yere kadar önemli olan ruhun bakireliği diye. Sen evleneceğin insana güzelce her şeyi anlatabilirsin, yoksa ömür boyu kandırılmış duygusuyla nasıl yaşayabilirsin ki beraber.

Gelelim başlığa !.. Türk erkekleri bakire kız mı ister ?

Bunu diyenlerin öncelikle ben yaşamına bakarım, dini tam manasıyla yaşıyorsa haklısın der geçerim çünkü bununla ilgili hadisler mevcut biliyorum. Örnek vermek gerekirse burada geniş açıklaması mevcut "Hadis"
Dediğim gibi inandıklarını yapıyorsa başımın üstünde yeri var.

Fakat bizde öylesine bir hal almış ki, hayatı boyunca milletin karısına-kızına bakar, onunla yatma hayali kurar, bilmemkimi arzular, ama iş kız kardeşine,annesine,ablasına gelince mangalda kül bırakmaz, illa hiç sevgilisi olmayacak,bakir kalacak vesaire. Koruma duygusu olabilir fakat bu her cihette olmalı, sadece kendi ailesi ve etrafındakilere bakmamalı.Fakat bunu kabul etmiyorlar; çünkü bundan nemalanıyorlar. Evlenmek istediği zaman ise milim milim bakire kız arıyorlar. Bak sen şu ehl-i keyfe :) Allah hepinizi böyle insanlardan korusun..




Güzel günler dilerim :)

19 Ağustos 2012 Pazar

Bayram Tebriği vesaire...

Bu şarkıyla beraber okursan belki sıkılmadan okursun çünkü ben yazarken bunu dinliyordum sıkılırsan da ctrl-w yap :)

Cihat Aşkın - Mehru Ensari - Akşam Mahnısı

Hayat bu aralar kötü bir soru gibi sanki çocukken; ''bisikletle gidersin ve biri derya bak tekerleklerin dönüyor '' diye hah  işte hayatta öyle bu aralar, sen o anda anlamsızca bisikletinin tekerleklerine bakarsın sonra da soruyu soran eblehin yüzünde adi bir gülümseme oluşur vesaire....

Neyse bugün bayram ve sıkıcı bir yaşlı gibi nerede o eski bayramlar demeyeceğim gerçekten de biz batılılaşıyor ve bizim için oldukça mukaddes olan değerlerimizden uzaklaşıyoruz.Bundan 5 sene sonrasını hayal ediyorum gerçekten de çok düşündürücü ve vahim bir durum ortaya çıkıyor.

Bence asıl önemli olan ise yarın ne yapacağın mesela yetim hanelere gidebilir misin ? Bence gitmelisin emin ol elindekilerin değerini anlarsın.Küçük bir çocuğu sevindirdiğini hayal et !
Veyahut bakım evlerine gitmeyi deneyebilir misin ? Bence denemelisin emin ol o hayat dolu insanların gözlerinde ki ışık tarif edilmez ve belki de tek sözleriyle hayatın bile değişebilir.

Bence yarın yaratılanları sevindirmeliyiz, buna gerçekten ihtiyacımız ve ihtiyaçları var. 

Mesela kedilere ciğer ısmarlamaya ne dersin ?

Bizler bir çok şeye sahip olabiliriz, en iyi arabaya, en güzel kız veya erkek arkadaşa, çok iyi bir işe, mükemmel bir daireye; lakin bunları nasıl bir biçimde kullandığımız daha önemli.Senin bugün belki milyon dolarların yok yarın olmayacağını kim garanti edebilir ki ? Belki de bunlar ufak şeylerdir mutluluk için. Afrika'daki bir çocuk için mutluluk bir parça ekmek ve su iken Batı'da bir İphone'dur. Fakir edebiyatı yapmak lüzumsuz biliyorum biliyorsun; fakat elimizdekinin değerini kaybetmeden anlamalıyız.İnsanlık ve bence de en önemlisi erdemli birey olmak çok ama çok önemli.

Neyse konu dışına çıkıp saçmalamış olabilirim.

Ben oldukça avam biriyimdir,hiç bir şeyimdir ve hiç bir şey olarak Bayramını en safi duygularımla kutlar Ananenin ellerinden öperim....


18 Ağustos 2012 Cumartesi

Vatanıma dair

Günaydın...

Evet gün gayet aydın; lakin şu anda vatanımın bulunduğu durum sabah sabah beni derin elemlere gark etti. Evlad-ı fatihan bu haberler nedir Allah aşkına ?

http://www.haber7.com/guncel/haber/915857-teroristler-bdpli-vekillerin-yolunu-kesti
http://www.haberturk.com/gundem/haber/769029-pkkdan-bdpli-vekillere-kimlik-kontrolu
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21251870.asp

3 sözde büyük gazetenin haberi bunlar, bu itler nasılda rahat hareket ediyorlar böyle ? Sabah sabah kanım dondu, asayişi biz mi sağlamalıyız, aslında öylesine sinkaflı şeyler hazırlamıştım ki yazmaya utandım sildim.
Biz nereye gidiyoruz?

Evet bugün üst üste açıklamalar gelecek biliyorum; "sabırımızı taşırmayın", "sabır taşının bile bir derecesi var" , " yok bıçak kemiğe dayandı", "bdp eşbaşkanı olarak olayları kınıyoruz" vesaire...

İsterseniz bunları aramıza alalım,gündüz beraber yaşarız gece savaşırız.

Bundan 10 sene önce böyle bir olay olacak ve bizler bu kadar tepkisiz kalacağız, bence namümkün bir olay lakin bizleri öylesine uyutuyorlar ki ve öylesine normalleştirdiler ki bir çok şeyleri aman koy götüne rahvan gitsin modundayız.Kimse barış kisvesi altında birbirini kandırmasın,barış isteyenler barışı çağıranlardır...

Güzel günler dilerim....


12 Ağustos 2012 Pazar

Klasman dışı


Naber kötü bir gün..

Hayat çok saçma bu aralar.


Tıpkı dekolte giyip,eliyle göğüs çatalını kapatmak gibi. ( Kabul ediyorum sırf bu cümleyi kurmak için böyle girdim olaya )

Bazı insanlar hayatta olmalı öyle yada böyle,onların varlığı insana huzur verir, sen bilirsin ki dayanacak bir duvarın var, dertlerinle hemhal olmaz onlar,dertlerini önemsemez bahsini bile açmaz. Sana onları unutturmaya çalışıır hemde hiç bahsini açmadan...



2 Temmuz 2012 Pazartesi

Gündeme dair

Güzel günler..

Çok sinirliyim aslına bakarsan, hatta bu satırları mobilden yazacak kadar....

Malum şike davası...

Neden bugün?

Dün gece T.B.M.M:'de ne oldu biliyor musun ?

Özel yetkili mahkemeler KALDIRILDI!..

Tesadüfe bak sen,bugün de şike davası sonuçları açıklandı.

7 Haziran 2012 Perşembe

Türkiye'de kızlar kaça ayrılır ?

Selam sana ey güzel güneş..

Nasılsın ?

Havalardan olsa gerek o kadar sıkkınım ki biri bir şey dese sanki göğüs kafesimi delecek bir ağrı hissediyorum..

Giriş ile yazacaklarımın alakası yok ya hadi neyse..

Türkiye'de kızlar kaça ayrılır diye bir kitap yazsam yemin ediyorum belki 6. belki 7. baskıyı rahat görür. Çünkü bizler kadınları o kadar çok tanımak istiyoruz ki taarifi namümkün...

Türkiye'de kızlar kaça ayrılır sence bir düşün bakayım sen.
Ben sana söyleyeyim hepsi temelde 1'e ayrılır. Çok çeşitli değildir onlar, amaçları birdir anlamaya çalışmak,üzerine gitmek ahmaklıktır,kendi haline bırakacaksın onları,aslında sen ne yaparsan yap ben buradayım imajı vereceksin,sonrası koy götüne rahvan gitsin. Çünkü kadınlar tabiatları gereği bunu istiyorlar. Şimdi bunu okuyan kimse demesin, abi ama onlar ilgiye muhtaç,nazenin yaratıklardır diye, eğer böyle düşünüyorsan güzel bir kahve yap(şekersiz kokaini bol). Bu büyük bir yalan.. Kadınları anlamaya çalışmayın, yaşayın onlarla sadece iyi yaşayın..

İşin latife kısmına gelelim bence, başlıyorum Türkiye'de kadınlar kaça ayrılır;

Cevap veriyorum 35.615.946 değişik kadın,kız artık her neyse var..:)

1-) Samimiler; bunlar çok iyidirler,samimidirler,zengin-fakir ayrımı yapmazlar,seveceksiniz bunları,öylesine değil iyi bir dosttur bunlar. Hatalarınızı yüzüne vurmazlar, hatta hiç yaşanmamış kabul ederler, saftır birde bunlar ama kötü mana da değil. Sempatiktirler bu arada :)

2-) İçten pazarlıklılar; bunlar genelde güzel olurlar, kırmızı ruh,solaryum ve starbucks üçgeninde gidip gelirler, hatta hayatlarının bir kısmını burada geçirebilirler diyebilirim.Bunların varoş mahallesinde büyüyenleri çok tehlikelidir hele birde zengin bir erkek arkadaş edinirlerse değme keyiflerine yemin ediyorum orgazm olmaktan daha büyük zevk alırlar bundan. Bu arada bunlardan uzak durmak gerekir, Erkek arkadaşlarıyla alışverişe çıkınca genellikle cüzdan veya kredi kartlarını evde veya arkadaşında unuturlar.

3-) Sanat ruhlular; bunlar çok enteresan abi aslında konuşmaya gerek yok ama neyse, bu tipler enteresan olur genellikle ve kasıntılıdır bunlar, zaten profil fotoğraflarından kendilerini hemen belli ederler, veya herhangi bir merhabalık sohbetinizde de dahi ben buradayım, ben buradaysam ben konuşurum ve sadece bana hayranlık duyacaksın gibi bir hava içindedirler.Aynı dili konuşuyorsanız bunlarla dışarıdan bakanlar hayretler içerisinde sizi izleyebilir ve ne kadar mükemmel bir çift olduğunuzu düşünmeye başlarlar fakat gerçek öyle değildir aslında.Neyse eğer aynı dili konuşamıyorsanız es geçin bunları.

4-)Kendini beğenmişler; şöyle ki; bu tarz kızlar genellikle güzel olmazlar fakat kendilerine çok baktıkları için etraftakiler tarafından devamlı bir gaz devamlı bir motivasyon dolayısıyla şişirilmiş bir egoya sahip olurlar, ve güzel ülkemde ki sapık erkek potansiyeli oldukça yüksek olduğu için bunların götleri devamlı havada gezmektedir.Özetlemek gerekirse bunlardan da uzak durmak gerekir tek bir sözleriyle hayattan anlık soğuyabilirsiniz.

5-)Kendini beğenmemişler :D ; kabul ediyorum kategori isimleri çok saçma ama daha genel almak istemedim. Neyse bunlar benim favorimdir aslında kendiyle müthiş derecede barışıktırlar, aslında samimiler ile aynı kategoriye sokabiliriz ama artıları biraz daha fazla gibi. Bunlar bilirler ki fıtratlarımız gereği değiştiremeyeceğiz şeyler vardır ve bunlar bilir ki bunlarla alay etmek oldukça çocukçadır.

6-)Güzeller; aslında böyle bir kategori saçma gibi ama neyse; adı üstünde güzeldirler ve bunun farkındadırlar ve bunu son damlasına kadar kullanırlar. İsterlerse 5-6 erkeği aynı anda idare edebilirler. Fakat bunlar 30 yaşına geldi mi marul gibi olurlar ilerleyen yaşlarda zaman aleyhlerine işlemeye başlar ve bunu anlarla ama iş işten çoktan geçmiştir.

7-)Zekiler; bunlarla ilgili bir kitap yazabilirim o derece müthişlerdir. Hem güzel hem de sempatik olanlarıyla tanıştınız mı hayat sizin için bence yeniden başlıyordur, çünkü her şeyinizi beraber yapabilirsiniz, sadece erkeklere has olan bir çok şeyi hemen kavrayabilir, sizin yaptığınız esprileri anlayıp hiç beklemediğiniz bir anda aynı espriyi yapabilir, sempatik veya güzel olduklarında büyük bir ihtimalle zekasına ve güzelliğine hayran kalırsınız. Ama güzel ve zekasız olan biriyle 1 ayı bile zor geçirirsiniz.


Neyse eğlenceli bir yazı diye düşündüm, birazcık gözlem, birazcık bilgi birikimi, birazcıkta espri olsun diye yazdığımız şeyler umarım yazıyı eğlenceli kılmıştır.















3 Haziran 2012 Pazar

Uy'uma bu kadar !.

N'ber ?

Ben iyiyim,ayın şavkı şu anda da klavyeye vuruyor,tek bir yatakta 2 kişi yatıyoruz ben ve benliğimi arayan ben,ayın şavkı ben ve benliğime vuruyor..

Şu 4 saatten fazla uyuyanlar var ya benim için hepsi ahmak, ulan nasıl kıyarsın ömrüne, haydi diyelim öldün, sana sormayacaklar mı ömrünün yarısından fazlasını yatarak geçirmişsin, ne diyeceksin "eee şey ama uyku çok tatlıydı yeaa" falan mı ?

Neyse uyuduğun zamana neleri sığdırabileceğini bir düşün!.

Neler yapabilirsin; güne 4-6 saat arası zaman kattığını bir düşünsene,öğrenciysen fazladan 200 soru çözmek demek, çalışan isen sabah sporu demek,enfes bir kahvaltı vesaire. Boş bir adam isen tıpkı benim gibi, süflüyat sana yapacak birşey yok üzgünüm...

Uyuma bu kadar, zaten yeteri kadar uyutuyorlar bizi, çünkü kumanda onların elinde, gerekli bütün materyallere sahipler. Herhangi bir haber sitesini açıyorsun, yemin ediyorum ülke gündemini ilgilendiren haber 3'ü geçmez. Yok onun seksi resimleri için tıkla, yok bilmem kim yeni sevgilisiyle görüntülendi, yok ananem dedemi ilk ne zaman öptü vesaire.

Sen gece hiç ayı seyrettin mi ?
Peki ya hiç yıldız kaymasına şahit oldun mu ?
Veya gece ateş böceği gördün mü?
Sokak ışıkları altındaki yarasayı hiç izledin mi ?
Hiç karanlığı dinledin mi ?
Aya bakarak uyudun mu ?
Gece karanlığa havlayan köpeğin ne gördüğünü biliyor musun ?
Hepsini geçelim, cırcır böceklerinin gece nasıl musiki dersi verdiğini bilir misin sen ? Hele birde aylardan haziran ise..

Bence sen ve ben,sizler ve bizler hayattan nasıl keyif almamız gerektiğini bilmiyoruz,bizler kurulmuş makinalarız,bizim için uyku yarı ölüm,yani ölümün provası gibi ve biz bu oyunu oynayıp bir an önce perdenin kapanmasını bekliyoruz,

Uyuma bu kadar çık dışarı gez,korkma öyle denildiği gibi şarapçılar kol gezmiyor,veya hırsızlık olayları haydi bunları yapamıyorsun diyelim, mutlaka terasa ve balkona sahipsindir,al kitabını oku belki de manayı bulursun..Bence bizler yaşayabildik diyebilmeliyiz, oooohhh çok şükür bu gecede çok iyi uyudum değil

Nazım'ın 49.Ölüm yıl dönümü sadece ufak bir hatırlatma...


NFK'den kaldırımlardan ufak bir bükle, tamamını okumalısınız!

Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın,verin karanlıkları!
Islah bir yorgan gibi,sımsıkı bürüneyim;
Örtün,üstüme örtün,serin karanlıkları.

Güzel geceler dilerim... 

26 Mayıs 2012 Cumartesi

İnsanı hayatta tutacak şeyler olmalı ..

İnsanı hayatta tutacak şeyler olmalı ..

Ne bileyim mesela yarın sabah erkenden kalkıp kendine özel yumurta yapman gibi...
Hafta sonları takımının maçını beklemen gibi.
Veyahut hayat arkadaşınla buluşmanı iple çekmen gibi.

Ufak şeylerden mutlu olmalı bence insan,fazlaca insancıl olmamalı ama..

Aslında sabah kalktığında "günaydın" mesajıyla dünyaları değişmeyecek insanlar olmalı insanların hayatında.

Bence ölüme hazırlanmalı insan her gün, hayatta başka gerçek yok ki.

Heyecanla hazırlanmalı,belki bugün ölebilirim diye;
Gülerek karşılamalı...


23 Mayıs 2012 Çarşamba

Sitem mi ?

Bugün nasılsın? İyiyle kötü arasında ki ince çizgide yalnız mı yürüyorsun?

Bu yazdıklarımı anlaman için ihtiyacın olan şeyler;

Sobalı bir evde büyümüş olman,
Apartman veya site hayatı yaşamamış olman,
Kısaca mahalle çocuğu olman yeter diye düşünüyorum.

Ki bunlarla yaşamış olan bu yazıyı okumaya başlayınca aşağı yukarı ne demek istediğimi hemen anlayacaktır.Ve bir çok satırında aaa hatırladım diyecektir...

Hepsini geçelim,benim çocukluğumda mutlu olman için ufak bir top yeterdi.O zamanlar dikişli toplardan almak hak getire, ciddi para demek nereye alıyorsun, kames top almak için bile mahalleden 5-6 kişi para toplar öyle alırdık.Ama inan şu anda dünyayı da verseler o sevincimi tekrardan yaşayamam.Bizler küçük şeylerden multu olan tiplerdik.Cumalarını iple çekerdik,topumuzu alır bizim için o şaşaalı çim sahalardan çok daha iyi olan toprak sahaya kimileri için bok çukuru olan sahamıza giderdik takımlar kurulur akşam ezanına kadar topumuzu oynardık tabi götü yiyen isterse akşam ezanından sonra evde olmasın, ne mümkün...


Neyse bu ufak güzel bir anı kaldı bizim akıllarımızda.Şimdi durum çok acayip herife bilgisayar alıyorsan yok paşam onu beğenmez arkadaşım da psp var bana da al, yok arkadaşımda ipad var bana da al it oğlu ite bak hele...

Aslında problem bizde çocuk doğuyor 2 yaşına geliyor daha konuşamıyor, tuvalet eğimi falan yok altını annesi siliyor, bezini teyzesi bağlıyor,yemeğini abisi yediriyor vesaire..Çocukları tamamen hazıra yetiştiriyoruz 6-7 yaşların da okul çağına geldiğin de okula hala biz götürüyoruz, efendim neymiş zaman kötü, ya bir siktir git sen hele ulan yeni nesil darbe mi gördü? Ekonomik kriz mi gördü  ? Ben 1.sınıftan itibaren okula tek başıma giderdim sabah annem evden çıkarken duasını eder gönderirdi ve gittiğim okulda öyle yakın falan değil otobüse biner de giderdim sabahın 7'sinde.Şimdi diyeceksin ki senin ailen sorumsuzmuş gibi gibi laflar ama sana da güzel laflar hazırladım ; bak bebeğim çocuğa bir misyon yüklemelisin çocuk sorumluluklarını bilmeli nasıl ki 2 yaşında ki bir çocuk beğenmediği bir şeyi yemiyor ise tıpkı buda böle bir şey çocuğa her şeyi anlatmalısın onun kendini bulmasını sağlamalısın çocuğu 7 yaşında öldürüp 70 yaşında gömdürmemelisin.
Bana hayatım boyunca sadece erdemli olmam gerektiği söylendi.

Çok saçma oldu şu son satırlar neyse...


Sen mandalina veya portakal yedikten sonra onların kabuklarını sobanın üstüne koymak nedir bilir misin ?
Benim için doğal bir rahiyadır o.Bugün kullandığım paco rabanne onun yanında lağım kokusu kalıyor...

Peki ya her sabah ekmek kızartıp üzerine tereyağ sürmeye ne diyeceksin ? Bugün bende dahil birçoğumuzun kahvaltısında belki de tek eksik aslan sütü, lakin; o tat hiç bir zaman geri gelmiyor, gelmeyecek de. Sobanın üstüne 3 dilim ekmek koyardık 3 kardeş her sabah kahvaltıda 2 ekmeği sadece öyle yerdik, Şimdilerde ki nesil daha küçük yaşlar da kilo almama derdin de . Neden biliyor musun ? Şeker diye boya yiyorlar, Et diye yedikleri kemik , Tereyağ diye kullandıkları yapay birtakım şeyler.Sonra hormonal bozukluklar yok efendim sivilce çıkıyor,yok çok kilo aldım nedeni gün gibi açık işte..


Şu yukarıda ki resmi ben bir çok kere yaşadım babaannemin eli çok yatkındı böyle şeylere. Çöreklere baksana sen bir, önüme milyon tane quarter pounder,big king koysalar da değişmem haftada bir tane verseler yinede çöreği tercih ederim..Öylesine tadı damağımda kaldı.Bunlar öylesine güzel şeyler ki fakat git gide yok ediliyor.


Teknolojinin gelişmesiyle insanlığın gerilemesi ters oranda ilerledi, değişen dünya düzenine ayak uydurmak zorunda bırakıldık;lakin o puzzleın parçaları bizim elimizde değildi ve resmi tamamlayamadık...


Yazı çok dağınık ve saçma gelebilir lakin; özlemden duyulan ufak bir haykırış bizimki...











10 Mayıs 2012 Perşembe

İllimunati Saçmalığı ? Işıkla aydınlananlar.


Selam sana ey habbas !...

Gece yazılarını ayrı bir seviyorum,bilmiyorsun,biliyorum...

N'ber ? Hayatın nasıl gidiyor ? Benim ki çok saçma oğlum tıpkı dekolte giyen kadının ikide bir göğüs dekoltesini kapatması gibi tezatlık diz boyu...

Neyse cümlelerin hepsi öte gitsin, bazıları çok acımasız oluyor bazen,devamlı bir vurdumduymazlık,hayasızlık vesaire...

Hepsini geçelim de bu anasını siktiğimin dünyasında nasıl bir rol biçiyorlar oğlum bize ? Herifler bizi bir robot gibi kullanıyorlar, Kalk,işe git,yat,Kalk,okula git,yat,Kalk,işe git,yat,Kalk,okula git,yat,....

Eski bloğum da illimunati ile ilgili birkaç bir şeyler yazmıştım, aydınlanmalar vesaire...

Şimdi dikkatimi daha çok çekmeye başladı, günde 1000 blog açılıyorsa bunun 950'si bu illimunati ile ilgili ? Millet kafayı yedi ve birçoğu da paranoyak oluyor bu saçmalıkları okurken, kimisi her yerde göz arıyor, üçgen piramidi falanlar,filanlar, işin tuhaf tarafı bu örgüte üye olanlar ışıkla aydınlanırken veya öyle konuşuluyorken bunları okuyanlar aydınlandığını ve oyuna gelmeyeceklerinden bahsediyorlar, neyin kafası oğlum bu...

Haydi hepsinin koy götüne rahvan gitsin de, bunları okuyup da anlatanlar ayrı bir dert, etrafımda ki bir çok arkadaşım,forumlarda ki ergen liseliler falanlar,filanlar bunları okuyunca dünyayı kurtaracağını falan zannediyor ya ona kopuyorum.

Bak annanesi çılgın kardeşim,abim,ablam her şeyi bir kenara bırak ve 1 dakikalığına olsa düşün ?

Eğer böyle bir örgüt varsa ve bunlar her istediklerini yapabiliyorlarsa ve bunlar süper güçlü ve gizlilerse nereden bu kadar açığa çıktılar? Şimdi kimse demesin internet çağı falan vesaire...

Veya hepsini geçtim sana ne yapabilirler, kim oğlum onlar, senin kaybedecek neyin var, canından başka? Sen ahiretin neden var olduğunu sanıyorsun? Düşünsene bir adamı öldürmenin cezası 30-40 yıl olabilir mi ? Adam 3 yaşındaki çocuğa tecavüz ediyor ve sonra öldürüyor böylesine orospu çocuğu biri böylesine aşağılık birinin cezası ölüm olsa ne olur ? Çözüm mü ? Tabi ki hayır, işte burada devreye ahiret inancı giriyor ve o insan en ağır cezayı da alacak..

Neyse demek istediğime gelecek olursak, senin kaybedecek hiç bir şeyin yok.....

Neyse güzel geceler...

1 Mayıs 2012 Salı

Türk Futbolununu 3 Adımda Nasıl da Anasını Öptüm

Selam sana...

Şubat ayı Y.Demirören TFF başkanlığına adaylığını açıkladı yazdığım ufacık bir yazı..

http://energyboi.blogspot.com/2012/02/turk-futbolunun-3-adm-da-nasl-anasn.html

Gelelim bugünkü açıklamalara...

Biliyorum birçoğunuz benim gibi düşünüyordu Demirören'in başkanlığı konusunda bana has bir şey değildi bu..

Ama bugün gelinen noktayı baktığımızda neler olup bittiğini daha iyi anlıyoruz.

Türk Futbolu benim için bitmiştir.Bunun Türk Futbolu için önemi var mı derseniz zerre sikimde değil ama insanlar kendilerinin ne kadar önemli olduğunu bilmesi lazım. Sabah kalktığımda ilk işim Digitürk'e dilekçe yazıp iptal ettirmek oldu sözde marka değeri adı altında bizleri sömürdükleri yetti sen de iptal edersen o da iptal ederse sene başında ki yalvar yakar ararlar insanları kendinizin önemini bilin ve onlar için ne kadar önemli olduğunuzu anlayın.Benim iptal etmemden ne olur demeyin inanın değeriniz çok büyük...

Önemli olan diğer konularda var tabi ki; mesela sözde Süper Final, Süper Fiyasko başka açıklaması yok, adamlar o kadar materyalist ki utanmasalar güneşi pazarlayacaklar maçları tek tek yüksek ücretten satmaları vesaire.

Bir düşünsene adam sene başında kombine alıyor 3-4 Bin TL veriyor sırf o iş stresinden kurtulmak hafta sonu maça gidebilmek için ama bazı o.çocukları para kazansın diye maçların sonucu etkileniyor, hakemlere direktifler falanlar filanlar. Temiz lig falan hikaye o 90'larda öldü bazı Orrrrrrrrrrrrrrospu çocukları bazı kulüplere başkan olduktan sonra televizyon karşına geçip mastürbasyon yapmaya başladılar...

Açıklamalara gelecek olursak o daha büyük bir komedi;

Şike sahaya yansımamıştır,şikeye teşebbüs edilmiştir......Bu nedir peki ? Bir sapık bir kadını takip ediyor, ona tecavüz ediyor ama kadın hamile kalmıyor ? Olay mı önemli sonuç mu ? Siz öylesine karaktersizsiniz ki kelimeler kifayetsiz kalıyor..Sonra çıkıp diyorlar ki Temiz lig eeee be orospu çocukları cezayı başta verecektiniz, kim yapmış şikeyi Fenerbahçe öyle mi abi öyle düşüreceksin, Beşiktaş napmış kupada oyuncu ayartmış şikemi şike napacaksın alacaksın elinden kupayı 2.lige güle güle.. Ben bir Beşiktaş taraftarıyım hemde öyle böyle değil ve ben biliyorum ki Beşiktaş taraftarının hepsi bu düşünce içerisinde..


Bu arada bir Beşiktaş'lı olarak son haftalardaki sözde hakem hatalarına ufak bir gönderme...

20 Nisan 2012 Cuma

İktid...İktisatsızlık


Güzel geceler dilerim benim annanesi çılgım kardeşim,abim,ablam...
Yazıyı uzun tutmamaya çalıştım sıkılınca ne yapacağını biliyorsun ctrl +w  :-)
Hayat nasıl ?
 Bakış açın ?
 Düne ? Bugüne ?
 Geleceğe ?
Yoksa pencereyi açtığında bu ne anasını satayım dünün aynısı deyip garip bir karikatür havasımı soluyorsun ?
Peki ya mutluluk ?
 Uğrar mı kapına ? Yoksa yaramaz sokak çocuklarının yaptığı gibi zile basıp kaçar mı ?
Neyse bu soruları bir kenara bırakalım,yenilerine bakalım.
İhtiyaçlarımız nedir bizim ?
Biz ihtiyaçlarımızı neye göre belirleriz ?
İçinde yaşadığımız çağın en büyük problemlerinden biridir bu ihtiyaç fazlalıklarımız.
Kimin 4 çekirdekli cep telefonuna ihtiyacı var ki ?
Kimin dslr kameraya ihtiyacı var ?
Sen hayatını fotoğraf çekerek mı kazanıyorsun ?
Kimin 2-3 çift spor ayakkabıya ihtiyacı var ?
Biz nasıl da bu kadar tüketim toplumu haline getirildik ?
Bir gazeteci yaşlı bir çift görür ve sorar .
65 yıl nasıl bir yastığa baş koydunuz?
Yaşlı kadın şöyle cevap verdi;
-“Bizler yırtık elbiselerin yamandığı,
söküklerin dikildiği,
kırıkların tamir edildiği bir zamanda doğduk,
kullanılıp atıldığı ve yerine yenisinin alındığı bir zamanda değil…”

65 yıl diyor ulan 65 yıl. Ya şimdi ? 2 sene beraber ol, 3.sene evlen, 4.sene boşan, ya sebeb ? ilişkinin tadı kalmamış, tükettiniz ulan birbirinizi, gözünüz aç,hep daha fazlasını istiyorsunuz. Maddecisiniz oğlum maddeci. Herşey sizin için çıkar üzerine kurulu.
Şöyle bir araştırma yapılmış "Avrupa'da sadece 1 günde çöpe atılan ekmekler tüm Afrika kıtasını doyuracak kadarmış."
Bir düşünsene bunu zaman zaman ben bile yapıyorum ihtiyacım olan kadarını değil de 1 tane fazladan olsun diyorum.
 Neden biliyormusun ? Çünkü gözüm aç, hep daha fazlasını istiyorum. 1 porsiyon İskender yemem gerekirken 1.5 söylüyorum.
Hiç ihtiyacımız yokken aldığımız akıllı telefonlar, LCD televizyonlar,efendime söyliyeyim 3D televizyonlar ki daha 3D kanal yok Türkiye'de. Şimdi deme sen ne cahil adamsın onun amacı zaten 3D'ye çevirmek diye zırvalama burada.
Bunlar tamamen ihtiyaç fazlası şeyler. Bu hayatta iktisat edersen zenginleşirsin. Hayrettin Karacayı bilirmisin sen ? 20 küsür yıldır aynı kazağı giyer kırmızı bir kazağı vardır.Onun şimdi kazak alacak parası mı yok ? Tabiki de hayır. Ama ihtiyacı yok.
Bu gereksiz harcamayı biz sadece para boyutuyla yapmıyoruz, zaman olarak ta çok boş geçiriyoruz gereksiz yere çok zaman harcıyoruz. Zaman insanlık için en büyük nimettir ve bunu dolu dolu yaşamalısın, yatarak değil. Bir bakıyorsun günde 3 tane film izliyoruz, okey masalarından kalkmıyoruz,
Fakat mesele çok ayrı, bize çok güzel provoke ettiler, insanları ötekileştir konusunda çağ atlattılar. İnsanları dış görünüşleriye yargılayabilir hale geldik.Cep telefonlarını sosyal statü haline getirdiler. Sanmayin ki bunlar spontane gelişen olaylar, tamamen bilinçli kara propaganda bunların hepsi. Bunu yapmak için çok akıllıca oynadılar, ilk baş ekonomiyi ellerine aldılar, ardından dini, ki burada din çok önemli bir unsur, Veda Hutbesini iyi analiz edin. Çektikleri filmler ile,yok efendim Spartacus, yok efendim 007 falanlar filanlar. Tamamen vakit kaybı.
Her neyse konu dışına çok çıkmak istemiyorum.
Efendime söyliyeyim işte haberler de görüyoruz Apple'ın piyasa değeri bizim İMKB'deki bütün şirketlerin değerinden çok daha fazla, peki ama neden ?
Sen değilmisin güzelim "aa bak iPhone 4 çıkmış alalım " diyen ?
Sen değilmisin "New iPad çıkmış hemen almalıyım " diyen ?
Halbuki sen tamamen egonun esirisin orada işine bile yaramayacak olan iPad'ini alacaksın  gideceksin Starbucks'a açacaksın Facebook'unu, bir güzel yerini de bildireceksin manevi bir masturbasyon yapacaksın ?
Sonuç tamamen sosyal masturbasyon. Peki ya gerçek hayat ? Herif orada inşaat işçisi sabahtan akşama kadar çalışıyor aldığı yevmiye belli. Ay sonu geldiğinde çocuklarıma nasıl da bakarım diye düşünüyor, ev kirası bir yandan, çocukların okul masrafları, faturalar vesaire.
İhtiyaçlarımızı iyi belirlemeliyiz bence, iktisatlı olmak cimrilik değildir, ekonomik ahlaktır iktisat.

8 Nisan 2012 Pazar

Bu insanlar bu kadar orospu çocuğu olmaya nereden öğrendi ?

Selam :-) Sadece selam vallahi,billahi..


Bu insanlar bu kadar orospu çocuğu olmaya nereden öğrendi ?
Ya Avrupalılar yıkanmayı kimden öğrendi ?
İyi bir çocuk olursam Şirinler'i görebilir miyim ?
Peki ya babam ? Toyota gibi  adam mı ?
Karşı komşum neden bu kadar da götveren ?
Serdar Ortaç nasıl bu kadar güzel şarkı sözü yazabiliyor ?
Facebook insanların sosyal mastürbasyon aracımı ?
Alper Tunga ölmüş olabilir mi ?
Şair burada kime sesleniyor olabilir ?

Güzel geceler...

http://www.youtube.com/watch?v=sT7bI80EvD8

7 Nisan 2012 Cumartesi

Fazılsızlık


Fazılsızlık.

Yine bir gece yazısı..

Biliyorsun, gece yazıları ayrı bir tatlıdır. Klavyeyle kadınla sevişir gibi yazarsın,sakin sakin,
onu incitmeden tak,tak,tak,tak...(burada gemide filminden etkilenme olduğu aşikar)

Nasılsın? Peh muhterem annanen nasıl ? Aile eşrafın ?

Neyse hepsini bir kenara bırakıyorum..

Bugün haberlere göz gezdiriyorum rutin şeyler nasıl bir bilinçaltına sahip isem dikkatimi ilk çeken
büyük puntolarla yazılı olan "kerhana..." yazısı dikkatimi çekti.

Büyük puntolardan belli bir bomba çıkacağı.

Açtım,okuyorum aynen metin şu ""Tanri, ugruna yasayacagin bir sey mi olecegin bir sey mi
 yoksa hayvanlasip oldurecegin bir sey mi ?? Bunu da dusun!!"

Takipçilerinin yazdığı "irmaklarindan saraplar akacak diyorsun,cenneti ala meyhane midir?
her muminine 2 huri verecegim diyosun,cenneti ala kerhane midir? ve "Bilmem farkettiniz mi ama nerde yavşak adi magazinci hırsız şaklaban varsa hepsi allahçı, bu bir paradoks mu?

Olayın bu boyutu beni zerre ilgilendirmiyor, inanır inanmaz,söver sövmez, ne tokat yer ne tokat atarım bu konuda.
%99 Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz ve bu insanların %70'i müslümanlığı sadece cuma namazına gitmek ve Ramazan'da oruç tutmak olarak biliyor.
Eeee Fazıl'da bunları gözlemliyor, millete salkım verip üzüm yiyenleri iyi tanıyor.

Ben eminim ki Fazıl bu satıları yazarken aklı selim değildi.


Fazıl'ı tanıyoruz haydi ya sen  ? Ehh be kardeşim adama sormazlar mı makamın ? Vekilliğin ?

 "Kuran'ın secmeli ders olmasına 
içerleyip kutsal kitabımız ve ezana küfreden insan kılığındaki Fazil Say, hangi kerhanede dünyaya geldi?"

Kanım dondu bir an için, tüylerim diken diken oldu. Bu neyin,hangi kinin öfkesi ?


Haydi hepsi koy götüne rahvan gitsin, ya peki hani hoşgörü ?


Heyhat sen bilirmisin fazılsızlığı? Fazıl önemlidir kelime anlamı olarak tabiki, eğer fazılın yoksa hayat amacını sorgulamalısın,saygıyı hayatın boyunca hak edemezsin fazılsız olursan, ebleh kafalı biri olur çıkarsın...

Sonuç olarak; fazıl yoksa bir sik olmaz senden...

Güzel geceler...

31 Mart 2012 Cumartesi

Paylaşımsızlık

Güzel geceler :-)

N'ber ? ....... güllaç ısmarlıyayım?  Nasıl gidiyor ?

Beni soracaksan iyi gibi...

Neyse...

Gece yazılmış ve gece yazdığım yazılar hep hoşuma gitmiştir. Çünkü yalnızsındır, sadece nefesini dinlersin ve klavyenin tıkırtılarını belkide odada gezen bir hamam böceğinin ayak seslerini bile duyabilirsin hatta ve hatta uslu bir çocuk olursan belki de şirinleri bile görebilirsin...

Birazcık paylaşımsızlık üzerine değinmek istiyorum bir düşünsene sen bakayım..Etrafına bir bak benimde sık sık karşılaştığım büyük problemlerden biri. Belki de çocukluk problemlerimizdir bu paylaşımsızlık.Paylaşmayı sadece aldığın bir yiyeceğin bir kısmını diğer arkadaşlarına vermek olarak algılama.

Her şeyi paylaşıyoruz aldığımız nefesi, kokladığımız çiçekleri,bastığımız asfaltı,oturduğumuz cafeyi vesaire...

Fakat bizde öyle bir hal aldı ki bu çocukların gözlemliyorum kantinden bir şeyler alıp kuytu köşelerde yiyorlar buyur arkadaşım sende birazını ye kesinlikle yok!. Hani samimiyet hani kardeşlik ?

Veyahut fatura sıralarında herkes birbirinin yerini kapma derdinde, otobüste yer vermemeler vesaire, örnekleri o kadar çok ki anlatamam.

Fakat bu konular beni çok etkiliyor biz nasıl oldu da bu kadar yozlaştık.Git gide hayvanlardan bir farkımız kalmayacak.

Vakt-i zamanında bu topraklarda sadaka taşları vardı, Türk usulü diye bir ödeme çeşidi var biliyorsun değil mi ?

Bence bu konu önemli belki de yazının içi boştur çünkü ben avam biriyim lakin sadece anahtar kelime önemli "paylaşım" bence buna dikkat edelim... "paylaşım"

25 Mart 2012 Pazar

Ortadoğunun A.ğa Koyduk Obama Başkan

Günaydın mutfak,günaydın bulaşıklar,günaydın lan yaşamak..

Naber ? Ananen nasıl ?

Sabah kalktım her şey olağan güzel bir pazar sabahı herhalde deyip iç geçiriyorum şöyle bir akvaryuma baktım gerçekten her şey olağan, ölen kalan yok..

Neyse haberlere göz gezdirirken bir baktım Erdoğan ve Obama'dan açıklamalar televizyonla arası iyi olmayan ben yapıştım kumandaya.

Hayatının bir kısmını vücut dilini öğrenmeye harcayan ben hemen yorumlamaya başladım kendi çapımda.Obama, Erdoğan konuşurken gözünü ayırmadan Erdoğan'a kilitlenmiş "abi sizi öpecez işte tecavüz kaçınılmaz bali zevk alın " modunda. Obama baştan beridir bana zerre samimi gelmemiştir, ekseriyetle beyazların siyaha boyanmış hali gibi.

Profesyonel futbolcu samimiyetsizliği var bu üçlüde... 




İlk satır, Ferhan Şensoy'a aittir.Gündesteyi edinin,edindirin.
Şu hayatta okunması gereken kitaplardan biri..

Erkeklerin beyni sadece seks ile mi dolu ?

Yalan !. Vallahide billahi de yalan! Ananeni öpeyim ki yalan !...

Düşün ! Düşün ! Düşün işte ananesini öptüğümün.

Haberlere bir bak işte erkekler 24 saat seks düşünüyor, tv programlarında kadının beyninde iş güç zeka, erkeğin beyninde seks büyük önem taşıyor falanlar filanlar..

Büyük yalan...

Bak bebeğim ;

Biscolata erkekleri diye bir gerçek oluştu ve bu reklamı izleyen kadınların %99'u Biscolata erkeklerini örnek olarak gösteriyorlar ! Neden ? Çünkü onlar için bir ihtiyaçtı, kaslı bir erkek ! Üstüne üstlük fevkalade yakışıklı..

Ve yine kadınların bir çoğu bu erkeklerle yatmanın hayalini kurarak eminim ki mastürbasyon yapıyordur. Yani işin özü ne biliyor musun ?

Şimdi sen böyle bir anket yapsan ve örnek olarak bu erkekleri göstersen karar ne olur ? Kadınların beyni aynen şöyle olur %89.6 seks, %.2.4 aşk %9 para başka bir şey çıkarsa ananemi öpsünler o kadar net..

Sonra birileri çıkıp diyor ki erkekler abaza !. Lan sen hiç göbekli bir kadınla fantezi hayali kuran bir adam gördün mü hepsinin hayali Adriana Lima üzerine kurulu ama güzel ülkemde Adriana Lima kıvamında bir kadın olmadığı için(belki vardır) erkeklerin fikirleri de Midyat'a pirince giderken eldeki bulgurdan olmayalım düşüncesi içerisindeler.

Şu ülkede erkekler az seçici olsa yemin ediyorum bizim kadınlarımız hepsi zimbabweli kadınlara dönerler.

9 Mart 2012 Cuma

Birazcık sanat, az biraz entellik

N'br ? Annanesinin gıdısını aldığım !

Hayat nasıl ? Mutluluk uğruyor mu sana ?
Yoksa bir piç gibi zile basıp kaçıyor mu ?
Beni sorarsan her gün gelip takılmaktan sıkıldım.
Yoksa insanların sana biçtiği rolü mü oynuyorsun ?

Neyse( Kullanmasını en sevdiğim kelime).

Konuya vole çekerek gireceğim.

Bu ülkede entellik veya entelektüellik diye tabir edilen tarzlar ve ya tipler var ya heh işte onlar kimsenin tekelinde değil.


Neyse( Kullanmasını en sevdiğim kelime).


Değinmek istediğim nokta ise bu ülkede gerçek manada sanat yapan insanların albümlerinin neden satmadığı ? Veyahut neden herhangi  bir programa çıkmamaları. Buna çözüm bulma gibi bir arayış içinde değilim, olmayacağım da, olsam da bir şey değişmeyecek ama aması var işte.  Neden ? Beyin hücreleri yavşamış insanların bu kadar tanınıpta "sanat" yapan insanlar bu kadar arka planda ?

Bizi bu insanlara özendirip de nasıl da şekillendiriyorlar farkında mısın ? Pahalı arabaları, şaşalı evleri olan insanları gözümüze sokuyorlar, sanat yapan insanlar belki hafta sonraları sabah yapılan ve kimseninde pek bakmadığı tv programlarına çıkıyorlar ? Çünkü onlar tüm hanımefendilikleriyle/beyefendilikleriyle arz-ı endam ediyorlar o programlarda ve bizim de birçoğumuzun uyuduğu saatlerde çıkıyorlar.

Aslında olay basit onlar senin örnek alman gereken insanları değil, kafalarında oluşturdukları insanları bir makinadan çıkarcasına piyasaya sunuyorlar.

Neyse şairinden dediği gibi ;

Her neyse bu bahsi kapat.
Paraguay halk türkülerini çaldı radyo.

6 Mart 2012 Salı

Derin bir sessizlik ?

...

N'br ? Bu sefer annanenle ilgili bir şey demeyeceğim neyse...

Nasıl gidiyor ?

Yeniden neyse..

Son zamanlarda haberler pek bir sessiz ülke gündemi de, gaf yapan bir bakan falan da yok ? Bu sessizlik hiç hayra alamet değil. Başbakan'ın İran'a gitmesi ? Hemde orta doğu bu kadar karışık iken, hastalığından yeni kurtulmuş iken !..Tehlike çanları çalıyor gibi, 2012'nin boktan geçeceğini tahmin ediyordum lakin git gide daha da boktan bir hal almaya başladı...

Amaçsız bir yazı ; lakin benim içimi de kemiren şeyler bunlar...

1 Mart 2012 Perşembe

İlgisizlik Hastalığı

Güzel günler...

Aklıma düştü... Kim mi ?

Neyse..

Dün Ferhan Özpetek'in yeni filminin fragmanını izledim maziye bir bakış babında aklıma geldi. Belki biliyorsunuzdur "karşı pencere" filmi aklıma geldi. Aslında orda bir diyalog daha sonra öğrendim ki bir rapçi "ilgisizlik hastalığı" adı altında skit oluşturmuş.Tabi diyaloğu olduğu gibi almış,hoş da olmuş, sample falan iyi oturmuş.



Filmi konuşmaya gerek yok izlemeyen varsa hemen izlesin,derhal!. Ayrıntıyı seven insanlar için eminim vazgeçilmez olacaktır.

" ilgisizlik.. sizin hastalığınız bu. körsünüz, sağırsınız! hepinizin propagandalarıyla gözünüzü boyaldılar. tanıdığınız herkese, evet tanıdığınız herkese haber vermek için koşmalısınız. çok geç olmadan koşun. kendim için korkmuyorum. ben artık birşey yapamam, ama siz, siz hâlâ bir seçim yapabilirsiniz. sadece hayatta kalmakla yetinmeyin."


Dip Not: Filmin müzikleri ayrı bir güzeldir.


http://www.youtube.com/watch?v=f72clVvJILM


24 Şubat 2012 Cuma

Hayallerine dokun


Selam ananesine güllaç ısmarladığımın ne haber?



Hayat nasıl gidiyor? Beni soracaksan iyiyle kötü arasındaki ince çizgide sürünüyorum. Neyse beni siktir et.

Yazı tırı vırı sıkılırsan ctrl+w yap ve istediğin küfürü et.

Uzun zamandır aklımın odacıkları hin planlar içerisinde. Neyse insanlarda hep dikkatimi çeker bu her şeye sahip olma içgüdüsü. Bir düşünsene çocuk üniversiteden mezun oluyor, biter bitmez iş bulacağını sanıyor, buluyor kariyer sitelerine cv koyuyor sonuç hüsran, ya istediği işi bulamıyor ya da parasını beğenmiyor, sonra üniversite mezunları işsiz genç siviller rahatsız modu devreye giriyor.

Yok öyle 3 kuruşa 5 köfte. 20 yaşındaki insan 70 yaşındaki bir insanın tecrübesini kazanmak istiyor.  Şu hayatta kimse o merdivenleri uçarak çıkmamıştır. Herkesin bir dibi ve zirvesi vardır. Fakat şimdiki gençler ekseriyetle ( dedem bu lafı çok kullanırdı) aaa hemen paramız olsun iyi bir araba altımıza alalım düşüncesi içerisindeler. Merdivenleri uçarak çıkarsan aşağıda uçarak inersin. Fakat bize televizyonda öyle bir pompalıyorlar ki 6 yaşındaki çocuk aylık dizilerden 20 Bin TL kazanıyor 18 yaşında manken olmuş bir kızın geliri 50 TL bak bu Porche’a biniyor ya sen? Evinde otur bizi izle sen anca öyle rahat edersin düşüncesini aklımıza kazıyorlar. Bize bu şaklabanlığı çok güzel yediriyorlar. Hevesimiz aklımıza üstün gelince de biz de o şaklaban rolünü iyi yapıyoruz.

Bak bebeğim öyle kimse üniversiteden mezun olunca gidip de 10.000 TL’lik bir işe girmiyor. Kimsenin üniversiteden mezun olur olmaz bir evi bir arabası olmuyor, bir şeye sahip olan insanların birçoğu bir zamanlar o merdivenleri milim milim, santim santim, karış karış tozunu yiyerek geçiyor ve bu işte Müslüman, Yahudi, Hristiyan ayrımı yok herkes emeğinin karşılığını alıyor.

Bu yüzden hayallerini büyük tut her şeyi sırasıyla yap…

22 Şubat 2012 Çarşamba

A...ğa Koyduk Aziz başkan..


Naber ananensini yediğim :) Beni bilen bilir bu tür olaylara hep karşı çıkmışımdır, bunlar suni gündemler ama bunun hakkında da birşeyler
karalamak istedim çünkü etrafımda Aziz Yıldırım'ın savunmasına inanan insanlar var.




Neyse ..

Sabah kalktım tabi ki doğal olarak haber sitelerini gezerken hepsinin ortak paydaları Aziz Yıldırım'ın savunması üstüne kuruluydu.
Okumayacağım diye çok dirensemde dayanamadım açtım okudum. Zannedersin ki Aziz Yıldırım savcı diğerleri hükümlü. Bu ne  dessaslık, bu ne vurdumduymazlık, madem bir b.ok yedin veya yediniz kabul etmiyorsun ki bu senin en doğal hakkın peki bebeğim
Chp'nin bile artık Atatürk'ün arkasına sığınmadığı bir zamanda sen nasıl oluyorda Atatürk'ün arkasını sığınıyorsun ?
Savunmadan bir metin " 'Bizi içeri Atatürkçüyüz diye Türk gençliğini temsil ediyoruz diye içeri aldılar" yok artık benim annanem rozetle geziyor daha bir polis dönüp yan bakmış değil ? Hadi sen medyatik bir adamsın benim annanemi siktir et. Peki bu cumhuriyet ne ayak lan ? Yok bizim Fenerbahçe Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyetiyle paralel gelişmitir ?

Bazı insanlarda bak Aziz Yıldırım haklı abi modunda. Adam ne yapacaktı bütün suçlamaları kabul mu edecekti ? Tabi ki hayır..

Neyse adalet elbet birgün tecelli edecekti, inşallah oda yakındır.

Aklımada bir zamanlar dilime pelesenk olmuş bir söz geldi.

"Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. - Blaise Pascal"

21 Şubat 2012 Salı

Keşmakeşlik

Sellamlar, annanesini öptüğümün...

N'br ? Öyle bir sıkıntı var ki içimde ha kıyamet koptu ha kopacak diye endişe içindeyim.

2012 yılının iyi geçmeyeceği hep konuşuluyor, kimileri stok yapın kesin savaş çıkacak diyor, kimisi koy götüne rahvan gitsin modunda. Ortada bir gerçek var oda şu ki ; 2012 g.tümüze girebiilr. Mayaların takvimi falan hikaye, zaten 1 sene öncesine kadar böyle bir olay veya takvim yoktu birden bire pompalandı bu asılsız ve nereden geldiği oldukça belli olan hayaller. Birileri düğmeye bastı yine, fantezi peşindeler. Neyse hep yakındığım bir konu var oda ülke gündeminin gerçekle alakası olmadığı. Bu anasını sattığımın haber kanalları ve siteleri ne yapıyorlar yok Aziz Yıldırım'ın savunması Yok Demirören'in TFF başkanlığı vesaire , be annanesini öptüğümün İran gemilerini g.tümüze sokacak sen hala AZİZ BAŞKAN diye yırtınıyorsun Aziz başkan senin annaneni öpsün. Ulan bir olayada ortak tepki koyalım. Ceviz kabuğunu dahi doldurmayacak haberler manşetlerden inmiyor. Herifler açık açık tehdit ediyor bizim dışişlerden sorumlu deha abimiz mahallenin Ahmet Abi'si modunda " kimmiş onlar gelsinler bakalım her horoz kendi çöplüğünde öter" tarzında.

Şahsım için hiç bir endişem yok ; lakin

Şu kahvehanelerde vatan kurtaran tipler için çok endişe ediyorum.
Her sabah 7'de kalkıp it gibi kapitalizme hizmet eden bankacı için endişe ediyorum.
Yine her sabah 7'de kalkıp ayazı yiyip çalışmak zorunda olan inşaat ameleleri için endişe ediyorum.
Ve yine her sabah 7'de kalkıp bil fiil okula gitmek zorunda olan ve hiç bir bok öğrenemeyen güzide öğrenciler için endişe ediyorum.
Atmden maaşını çekip başka bir atmde kredi borcunu yatıran insanlar için endişe ediyorum.
Alışverişlerini taksitlerle yapıp geleceğini hipotek altına alan kardeşlerim için endişe ediyorum.
İhtiyacı olmadığı halde sırf süslü boyalı reklamlara kanıp kapitalizmin tasmasını boğazına takmış insanlar için endişe ediyorum..

Birileri tasmayı boğazımıza takmış,otur oğlum,kalk oğlum,amcaya pipini göster oğlum moduna sokmuş bizleri. Gerek sanalda gerekse tv karşısında yaptığı haber ve programlar ile çok güzel beceriyor bizleri. Bizde tecavüz kaçınılmaz bali zevk alalım modundayız.

Neyse güneşli günler dilerim :)


Not: Başlık yanlış diye eleştri olmasın, Benim bildiğim "Keşmakeşlik" böyle yazılır fakat internette "Keşmekeşlik" böyle yazıyor. Ama arapçada elifle değil lamelifle yazılmıştır. Neyse çok gereksiz bir nottu..

Bir necip fazıl kısakürek şiiri

Necip, nokta-ı nazarımda saygıyı hak eden ender şairlerdendir. Nev-i şahsına münhasır bir insandı vesselam..


Necip, sakaryadan ibaret değildir, Necip'in kaldrımları vardır,Necip, ölümü hiç anlamadığın kadar iyi anlatır...








Bir necip fazıl kısakürek şiiri:

ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
sadece beyni zonklayanlardan biri!

bakmayın tozduğuma meşhur babialide!
bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.

fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!
bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?

evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.

büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;
milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

üstün çile, dev gibi geldi çattı birden! tos!!
sen cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos!

cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
ve cemiyet, cemiyet, yok edilen güruhiyle...

çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!
genç adam, al silahı; iman tılsımlı kılınç!

işte bütün meselem, her meselenın başı,
ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!

tırnağı en yırtıcı hayvanın pencesinden,
daha keskin eliyle, başını ensesinden,

ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
yerleştirse başını, iki diz kapağına;

soruverse: ben neyim ve bu hal neyin nesi?
yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!

dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,
içimde homurtular, inanma diye gülen...

inanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?

üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
üst kat: elinde tespih, ağlıyor babaannem,

orta kat: (mavs) oynayan annem ve aşıkları,
alt kat: kızkardeşimin (tamtam) da çığlıkları;

bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!

bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
koku iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...

rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!

zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!

yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;

ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
mavalları bastırdı devrim isimli masal.

yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
allah kuluna hakim, kulları heykellerin!

buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
lafını çok dinledik, şimdi iş inkilapta!

bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez yeni!

karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?





Buda kendi sesinden..


http://www.dailymotion.com/video/xcob7x_necip-fazyl-kysakurek-muhasebe-kend_music

Bursa'msı


























Işıklarla güzelleşiyorsun Bursa
Çirkinleşiyorsun,
Pahalılaşıyorsun.


Kalbinin perdeleri tek tek yırtılıyor,
Çirkefleşiyorsun,
Asabileşiyorsun.


Güzelliğini yitiriyorsun Bursa
Siyahlaşıyorsun,
Kırmızımsı bir hal alıyorsun.


Orospulaşıyorsun Bursa.
Parasına göre muamele yapıyorsun..

20 Şubat 2012 Pazartesi

Türk Futbolu'nun 3 Adım da Nasıl Anasını Öperim ?



Türk Futbolu'nun 3 Adım da Nasıl Anasını Öperim ?

Eğer herşey yolunda giderse 28 Şubatta vizyonda :)

Hep birlikte bu komediyi izleyeceğiz..

19 Şubat 2012 Pazar

Gündemsizlik

Selam ananesi çılgın kardeşim

Nasılsın ?

Aşağıdaki resimlere iyi bak çünkü onlar bu ülkenin gündemini oluşturuyor. Google'a haber yazdım ve 5 tanesini seçtim açtım ana sayfalarının resimlerini aldım. Şimdi asıl problem şu bu 5 haber sitesininde 10 tane manşetinden 6'sı spor 3'ü magazinsel sadece 1 tanesi ülkenin gerçek gündemi hakkında ? Nedir bu futbol merağımız  biz futbolla uyutuluyoruz mit mevzusu açılıyor hemen şike duruşmaları,tamam Fenerbahçe'nin medyada güçlü olduğu su götürmez bir gerçek. İran Türkiye'yi açık açık tehdit ediyor sadece 1-2 haber sitesinde kıytırık bir köşede oda üstü kapalı bahsediliyor, yok federasyon başkanı kim olacak, annanemle dedemin arası nasıl acaba falanlar filanlar.Televizyonu açıyorsun futbol tartışma programları, kim dinliyor bu kadar yorumcuyu ?  Futbolla uyutuluyoruz..






17 Şubat 2012 Cuma

Orospular Hep Güzeldir


Orospular Hep Güzeldir



Asıl yüzü makyajının altındadır orospunun
Giydiği renkli elbiselerin aksine
Siyah beyaz bir film gibidir hikayesi
Işıklarla güzelleşen İstanbul gibidir yani
Orospunun hayatı
Sen sanırsın ki üstünde tepinirken zevk alıyor
Ya da attığı her kahkahada eğleniyordur
Yanılırsın
Belki onun kadar onurlu da değilsindir
Dikkat et
Üzerine kokusu sinecek
Saçı düşecek
Eve gidince karın sorular sorunca şaşırma
Yanarsın
Onun hikayesi zaten yangın yeri
Her yalan sevişmenin ardından aldığı duşla temizler tenini
Ruhu senden daha temiz emin ol
İstanbul gibi yani
Ruhu temiz
Teninde gelip geçici kokular
Yüzünde rengarenk ışıklar
Kahkahaların altında katre katre yüreğine akan göz yaşları
Sen sanarsın ki İstanbul hep güzel ya
Aslında uzaktan ışıklarına bakınca güzeldir şehir
Uyanınca anlarsın boktanlığını
Kimi der ki "orospular gece güzelleşir"
Aldanırsın
Hikayeleri kötü ve çirkindir
Ama orospular hep güzeldir...

19.11.2010

tamamı buraya aittir ;

10 Şubat 2012 Cuma

Uyutulan Hayatlar

Selam annanesi cilgin kardesim.?

Che selami veriyorum burada...

Sanada selam olsun sosyalist arkadasim benim. €

Sanada kapitalist arkadasim sanada...$

Sen de unutmadim dini butun ahiret arkadasim..




Sosyal mecralarda hep dikkatimi cekiyor bu sosyal olaylara duyarlilik iste efendim che resimleri, onemli birinin dogum-olum gunlerini unutmamakfalanlar fidanlar...

Guzel kardesim nasil bu kadar duyarli oluyorsun anlamakta gucluk cekiyorum, biliyorum herhangi bir aci hissetmiyorsun tamamen egolarinin tatmini pesindesin de nedir bu kustahlik.bak Bebegim herhangi bir haber sitesinde gormesen umrunda bile olmayacak durumlar da fikir sahibisin! Ya bilgi ? Koy gotune rahvan gitsin...

Kendini bu kadar kasma be guzelim gercekten deniz gezmis'i sevmiyorsun simdi biliyorum profil resminde "o" var ama sozde ya ozde ?

Dar agacinda uc fidani okurken de cool olmuyorsun, veya deniz koydum adini sarkisini paylasirsan da cunku deniz"in fikirlerini benimsemiyorsun...

Ugur mumcu"yu videolarindan taniyorsun... Ya facebook olmasaydi maazallah...

Ya sen dini butun kardesim he biyikli kardesim ? Allahin izniyle iyisindir insallah. Sen simdi nasilda bosaliyorsun dur he ergenekon da ne pasalar kaldi ne birseyler? Peki guzel kardesim hic dusunmedin mi aga bunlarin finansorleri kim ? Herifler darbe yapiyor komutanlar toplaniyor hadi bu hukumeti begenmedik bir darbe iyi gider ve hemen darbe mi yapiyorlar ? Yok oyle bir dunya bebegim basta ki biyikli abim da bunu cok iyi biliyor fakat vakti zamaninda izin verdi ulkeye girmelerine ? Kimlerin ? Ehhh hadi dusun bakalim kimlerin oglum ozellestirme iyi birseydir fakat fazlasi gotumuze girecek. Eee sende amma bos knustun be adamlar kiraya veriyor satmiyorlar ya.. Bu nedir biliyormusun zaten hasta bir adama kanser mikrobu enjekte edip panzehir zaten vucutta var demektir...ya tutarsadir..tutarsizliktir.

Bak bebegim bu ulke kendini yonetmiyor yonetmeye kalktigi zaman darbe kafalarina iniyor ekonomi alt ust oluyor.Sen hala cikmis seriat gelecek diyorsun veya sen hala islam la nesr olamadik diyorsun cikip sokaklarda turkiye laiktir laik kalacak diyorsun, hala sokaklarda basortusunu tartisiyorsun darbeciler karsi yuruyorsun...

Bazilari ise bunlari uzaktan izleyip taslari nasil da gedige oturtduklarini konusuyor.. Ve bu durum beni cildirtiyor, ve seni ellerinde bulundurduklari medya gucuyle uyusturuyorlar yavas yavas zehri zerk ediyorlar ve sonunda booom, sonuc su anda ortada..

Yaziyi bastan okuyunca konudan kopmusum biraz avam oldugum icin kusura bakma


Neyse selamlar senin uzerine olsun...

9 Şubat 2012 Perşembe

Ötekileştirdiklerimiz

Naber annanesini öptüğümün ? Bazen her sözcük dilimin ucunda küfüre dönüşüyor...

Söyle bakalım bugün egonun esiri olmadın da n'aptın? Ben şuna inanırım bütün problemlerin başlangıcı kibir ve egodur.

İnsanlar ötekileştirme konusunda çağ atladılar resmen, tarihe hiç bir şekilde inanmam ben tamamen göstermek istedikleri tarihi öğrettiler bize (bence) ben buna inanırım. Belki bana öğretilen tarihte olmuştur fazlasıyla ötekileştirdikleri.

Neyse, metroda,asansörde, ötöbüste hatta arabada bile yapıyoruz biz bunu insaları ötekileştirme konusunda sınırları zorluyoruz.

Bak bebeğim bu kavramlar neye göre ? entellik ? kroluk ? cahillik ? densizlik ? ahmaklık ? bunlar literatürümüze nasıl girdi böyle ? Bugün doğudan bir insanı geliyor kro damgasını daha ilk başta alıyor !. Sen burdan doğuya git ahmak damgasını hemen alırsın ! Çünkü hoşgörümüzü körelttiler ... Sağdakini yobaz,soldakini sosyalist yaptılar yıllarca.

İnsanın davası olması güzel bir şey, inandığı değerler uğruna uğraş vermesi vesaire; lakin bunu çirkefleşerek değil karşılıklı hoşgörüyle, saygıyla, sevgiyle yapması lazım...

Kale Arkası; Bandista Kara cocuk raksi

Şimdi hemen solcu bu ibne damgasını yapıştırma gel otur şöyle bir dinle.. Bandista sosyalist bir gruptur bazı şarkıları hiciv doludur ve çok iyidir bu onlardan sadece bir tanesi...




Sözleri

djelem djelem lungone dromensa maladilem baxtale romensa
ay romale ay chavale

nice nice yollar boyunca
nice yüzler gördüm ömrüm boyunca
bir bardağa şarap dolunca
bir bahçede ah o ateş yanınca

bak o çocuklar
bak raksa başlar
bak o çocuklar
bak raksa başlar!

kara deri ve uzun elleri
o çocuklar kuytusunda şehirlerin
ötesinde gündüzün ve gecelerin
menzil bizim* ah o cennet bahçeleri

bak o çocuklar
bak raksa başlar
bak o çocuklar
bak raksa başlar!

Dip not:
1971’de ilk dünya roman kongresi’nde ulusal marş olarak kabul edilen bu şarkı, yüzlerce roman grubu ve topluluğu tarafından temelde jarko jovonovic sözleriyle yorumlanmış, çeşitlenmiş ve sınırlar aşmıştır.