Aaa merhabaaa
Edebiyatçı olsa idim kuvvetle muhtemel “Tuna Kiremitçi” gibi bir şey olurdum. Aman Allah’ım Allah muhafaza. İyi ki hiç bir şeyim ya bir şey olsaydım ? Mesela; baltaya sap.
Cümleler bazen ağzımızdan çıkarken küfre dönüşüyor ne ikna edici bir hitap şeklidir bu böyle.Mesela bisiklete biniyorsun ve senden yaşça büyük birileri aaa tekerlek dönüyor diye ve sen o anda tekerleğe bakıyorsun insanlar gülüyor, hayat amacın ne ebenisini s.ktiğimin diye cevap veremiyorsun o anda hayatını sorguluyorsun "yahu ben bu kadar salak mıyım ? " Malasef ki o kadar salaksın buna bende dahil. Ölümü beklemek çok saçma bu hayatta,ölümlü olduğunu bilmek ise tarifsiz bir duygu,ahhh herkes ölecek düşünsene en zengininden en fakirine, muhteşem bir gerçek, tam bir devrim.
“Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kaseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
…
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
….
Adam ha babam koyuyordu. “
Ahh Edip Cansever ah nasıl da sağlı sollu koydu kroşeyi tam da böğrüme. Gülten Akın’ın dediği gibi “Ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya”.
Benliğimi bir kenara bırakarak yazıyorum bu satırları. De’nin nere de ayrı yazılacağını öğrenemedim mesela ben. Yada bir kıza kokulu şiir nasıl yazılır. Sahi birinin kalbine nasıl dokunuyorduk ? Ben hayatta babamı da hiç görmedim ki. Mahur sesiyle Ahmet Kaya şarkısı dinlemek gibi midir ki insanın sevdiğine sarılması ? Parası neyse verelim ve “herkes çıkarsın kalbini o çirkin mücevher sandığından ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım” ..
Ah ki ne ah. İç ses diye söylenip duruyorum, şiirlerden cümleler oluşturmakta da üzerimize yok.Hırsızlıkla mı müvazene ediyorum kalbimi Allah’ım.Hep böyle rutubetli cümleler mi kuracağım .Şimdi içime kapanıyorum, “kalbim yanlış tufanlar öneriyor toy bedenime. Çok gencim, daha 20’li yaşların sonun da.Çok biliyorum yani her şeyi.Yolun yarısı selamunaleyküm.