26 Eylül 2013 Perşembe

Blogger tadında bir mektup ya-za-ma-dık...

Yazamadık efendim,yazamadık...

Müstesna bir şarkıdır,dinleyin.

Yazı çok dağınık,hatta ve hatta yazı demek yazarlara hakaret bile olabilir...

Edebi cümleler kurmaya çalıştıkça iyi ki edebiyatçı olmamışım diyorum, kaza-bela edebiyat okusaydım 2.bir Tuna Kiremitçi vakası olacaktım.

Neyse efendim söylemek istediklerim şöyle gelsin, 3 Temmuz şike süreci patlak verdiğinde MAA elinde bir bombayla uyanmıştı,biliyordu bilmiyordu tartışmaları öte gitsin ben MAA'nın ne kadar olması gerektiği gibi bir yönetici olduğunu yazmıştım ve kör olunca badem gözlü olmadan önce bununla da övünmüyorum sadece sezgilerim o zamanlar şimdikilerden kat be kat iyi idi. Bugün geldiğimiz noktaya bakalım; Demirören TFF Başkanı, Beşiktaş'ı abandone duruma getirmiş, Galatasaray Başkanı 3 ay önce Demirören bırakacak,istifa edecekler derken Aysal'ı köşeye sıkıştırmış,yalanlar,iftiralar havada uçuşmuş bir vaziyette. Koca koca adamların geldiği durum içler acısı. Unutulmamalıdır ki taraftar asla unutmaz,unutturmaz.

Edebiyat demişken biz neden Hasan Ali Toptaş'a sahip çıkmıyoruz ? İlla ölmesi mi gerekiyor ? Bir insan yaşarken büyük yazar olamaz mı ? Hasan Ali Toptaş için bir belgeselin altında çok güzel bir yorum vardı "seni hak edecek ne yaptık" bu cümle bence özetliyor zat-ı ...

Eski günlüklerimi karıştırırken bir cümleye rast geldim "kendi ciğerlerini koruyamayan insanlardan ormanları korumasını beklemeyin" diye, dedim ya kaza-bela edebiyatçı olmamışım diye Tuna Kiremitçi yanımda Edebiyatçı kalırdı...

Sadece bizim kültürümüzde mi var bilmiyorum ama bizde değişik bir algı var. Çok abes bir durum olmadıkça erkek sürekli özür dileyen hata yaptığını kabul edecek bir durumda oluyor. Şimdi ben Tatar Ramazan moduna girip ben bu düzeni bozarım demeyeceğim ama ben bu düzeni öper atarım...

1 Hafta önce nev-i şahsına münhasır bir amcam Eser Yenenler için şöyle bir yorum yaptı " bu ne aynı haram yemiş belediye zabıtası gibi" dedi. İşte tam o an dedim ki bende ki gedik kapandı;çünkü yaptıklarına bir tek ben gülmüyor olamam herhalde.

Bursa'da oturanlar için küçük bir öneri bugün Uludağ'a çıkın,görüp göreceğiniz en yaşanılabilir havayla karşılaşacaksınız.

Güzel günler dilerim efendim,güzel günler...



23 Ağustos 2013 Cuma

Sana,bana dair !.

İyi geceler sevgilim,abim,ablam,kardeşim,güzelim ve daha sayamadığım bütün güzellikler...

İyi misin canım kardeşim ?

Facebook çıktı blokçuluk bozuldu anasını satayım...

Neyse her şeye biraz değinerek siktir olup gideceğim..

"beni hayatta en çok mutlu eden şey kulak çöpüdür"

"edebiyat edebiyatçılara bırakılmayacak kadar güzel bir kendini ifade etme sanatıdır."

"Beşiktaş Beşiktaş'lı olmayanların hiç bir zaman anlayamacağı bir sevgi."

"rakı acı değildir,acıtır,ağlatır."

"hayatta ki en büyük korkum ölüm değil, ölümü beklemek."

"insan hayatı boyunca bir kere aşık olur, belki de olduğunu zanneder,ölüm var ölüm."

"küçükken daha akıllı olduğumuz aşikar,hayal gücümüzün anasını siktiler."

"herhangi bir video izleme sitesini gir "en pöpüler" bölümünde ilk 3'te göreceğin koca iki tane göğüs olacaktır."

"sevdiğine sevdiğini hissettirmediğin sürece kaybeden sen olacaksın."

"yeni neslin tamamı kadın kelimesinin içini dolduramayacak."

"hayatım boyunca bir kelimenin içini dolduramadım,ne oğul olabildim,ne sevgili olabildim, ne abi olabildim, ne kardeş olabildim."

"ağlayınca erkeklikten bir şey kaybetmiyorsun."

"düşünmeye başladığımdan beri "gavur amı gibi yanıyor" cümlesini düşünüyorum"

"annen sana ağlasın cümlesi ananı sikerim cümlesinden daha ağır küfür gibi gelir."

"küfür kadına sadece yatakta yakışıyor,ötesi yok."

"sabaha kadar sövsekte bazı şeylere bir bok olmuyor."

"evet ergenken hep götümden nickler uydururdum (yağmurakafaatanküpşeker,yağmurdakuşkovalayançılgıntopalsolucan) gibi..

"anneni mi babanı mı çok seviyorsun dediklerin de , annanemi derdim."

"acı ve herkesin bildiği bir gerçek: istersen 15042 yaşına gel anne ve babanız için çocuksunuz."

"başka bir acı gerçek ise sen laf soktuğunu zannedersin ama o onu görmemiştir bile, tam bir dam üstünde saksağan durumu."

"hayatım boyunca çevreme karşı hep güldüm,eve geldiğimde de gülmeye devam ettim."

"hayat bazı şeyler için çok kısa değil,biz yeteri kadar iyi kullanamıyoruz zaman denen madeni."

"yaratıcının tek olduğunu unutursanız,onun yarattıklarına kul olursunuz"


 Size bir şarkı paylaşıyorum sanatçı kelimesinin içi doldu taştı..

Kemani Tatyos Efendi- Dinle Ey Efendi

Neyse güzelim,canım güzel geceler dilerim...

16 Temmuz 2013 Salı

Böyle havalar da aşık oldum ben...

Beni bu havalar mahvetti
öyle havada âşık oldum;
böyle havalarda unuttum;
şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
beni bu güzel havalar mahvetti...

Merhaba azizim..

Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

İyi geceler azizim iyi geceler azizim...

9 Haziran 2013 Pazar

Bursa'daki eylemci yüzsüzlüğü - Basit bir tahlil...Gündeme dair...

Azizim ben söz üstadı değilim, hele hele sen gibi iyi bir yazar hiç değilim. Avam tabakayım ben,tabakayım yani...

Taksim olayları vesaire ülke gündemi aşırı derecede devrim kokuyor, gelir mi gelmez mi bilemem diyemem kesinlikle gelmez. Ama bu saatten sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak....

Mevcut durumumuz itibariyle bir çoğumuz 60 darbesini görmedi. 60 darbesinde ne oldu asker yönetime el koydu vesaire vesaire bilindik şeyler ; lakin olayın perde arkası bu kadar da basit olamaz, olmadı da.

80 Darbesi hakeza aynı şekilde... Turgut Özal'ın kimine göre öldürülmesi kimine göre ölümü....

Bunların hepsinin arkadasın da tek bir gücün olduğu aşikar artık..

İstersen adına illuminati de istersen Amerikan oyunu...

Bugünkü durum ile geçmişte ki tek fark mevcut hükumeti ciddi derecede destekleyen bir kitle olması, geçmiş hükumetleri de desteklediler elbet ; lakin hiç biri liderleri asıldığı zaman sokağa çıkarız veyahut sokağa indirmeyin bizi diye isyan etmedi.

Tayyip Erdoğan neden her seferinde %50'm var diyor sanıyorsun sen ??? Bugün bazı şeyleri artık kabul etmek gerekiyor RTE tek kelimeyle lider halkı iyi tanıyor ve kitleleri nasıl yöneteceğini çok iyi bilen biri...Ciddi manada mevcut parti liderleri %50'si etmez.

Muhalefet eksikliğinden falan da lider olmuyor halkı iyi tanıyor ne istediğini iyi biliyor..2007 seçimlerinden sonra bir araştırma yapılıyor ve RTE halkın hoşuma gidecek kelimeleri (halkım için,ayşe teyzem için,fatma bacım için,sizin için vb. gibi) miting başına 800 defa ve üstü kullanıyor o zamanın CHP başkanı DB 200 küsuratlı Devlet Bahçeli ise 400 küsuratlı kullanıyor.. Şimdi diyeceksin ki ne var bunda ama RTE oradan kalkıp da benim ayşe bacım bodrum 4.kata kömür taşıyordu şimdi doğalgazı ayağına kadar getirdik demesi insanların gözünde sevgi beslemesine neden oluyor...

Neyse konuyu dağıtmadan ufak ufak sitemler edeceğim...

Gezi parkına bende gittim hemde çatışmanın en yoğun yaşandığı gece ve biliyor musun daha önce bana gezi parkı nerede desen bilmezdim, benim gibi bir çok yoldaşım da bilmezdi. Amacım ağaçtı,ağaç...

Bursa'da tepkiler yağıyor ve inanıyorum ki hepsi beyhude çünkü Bursa halkı çok olaylardan bihaber sosyal medyada örgütlenip gaza geliyor ve Bursa halkı bir o kadar da yalancı...Çünkü bunların hepsi Heykel'e, Tophaneye çıktıklarında şehrin siluetini bozan Doğanbey Toki konutlarına baktıklarında küfür ediyorlar buraya bu binalar dikilir mi diye.... Şimdi ağır bir tabir kullanacağım fakat muhakemelerle uğraşmak istemiyorum e be bit yavrusu sen o binalar yapılırken neredeydin ??? Biz 50 kişi adliyenin önünde eylem yaptık bu görüntü şehrin siluetinin anasını öpecek diye kıçımızı yırttık siteler açtık herkes gelsin diye gelenler sadece hak sahipleri idi ve onlarında amacı sadece haklarını almaktı kimsenin derdi siluet değildi...

Kent Meydanı yapılırken hakeza 100 küsüratlı kişi belediyeye yürüdük adı üzerinde burası kent meydanı burada AVM'nin işi ne ama kimse gelmedi... Şimdi herkes ağaç diye başladı hükümet diye devam ediyor birde bir şey dedin mi sen hala anlamadın mı mesela ağaç değil diyor..

Kusura bakma kardeşim benim meselem sadece ve sadece çevre... Siyaset büyük bir yalandır, bugün arkasından gittiğin siyaset seni bok çukuruna götürür.. Siyaset konuşman bile bana göre vakit kaybıdır...

Başlık içinde özür dilerim.. Eğer başlık için buraya geldiysen tam bir ahmaksın tıpkı kapağını beğendiği kitabı alan bir ebleh gibi....


Kısa bir bilgi

FAİZ LOBİSİ GERÇEKTE KİMDİR?
Hükümet milletten topladığı vergileri har vurup harman savurduğundan, para yetmeyince çarkı çevirmek için içeride ve dışarıda borç para arar.
Karşılığında faiz öder. Paraya ihtiyacı arttıkça, para bulmakta zorlandıkça, kendisine güven azaldıkça borç verenler risk yüzünden daha yüksek faiz isterler.

Kimse, hükümete borç vereyim diye gitmez. 
Hükümet gider, bana borç verin de çarkı çevirebileyim. Size faizi ile geri öderim der.
Başı sıkışınca da "alçak faiz lobisi" diye borç para almak için ayağına gittiklerine çamur atar.



2 Haziran 2013 Pazar

Beni bu güzel eylemler mahvetti...

Beni bu eylemler mahvetti..

Merhaba ey azizim...

31 Mayıs 2013 saat 6 civarı halk ayaklanması vardı, 3 gündür süregelen bir isyandı gözüken taksimde. Bu eyleme duyarsız kalamadım elbette. Güneşi şavkı öylesine tatlıydı ki bir an aklıma (o mahur beste) geldi "güneş ışığı satılık değil, malınız mülkünüz değil".

Halbuki sabah eylemlere karşı çıkmış biriydim

Neyse Feribotta herkes olanlardan habersizdi,güzel güzel gazetelerini okuyorlar,olaylara vurdumduymaz tv kanallarınını izliyorlardı, seçenekleri de yoktu yahu feribotta malum candaş medyanın haber kanalı veisare...

Feribottan indiğim de içimden geçirdim bu sefer olacak, bu sefer haklı bir davam var dedim kendi kendime. Güneşi de arkama almıştım. Köprüden, Taksim üzerinde ki dumanları görünce olayın vahametini anlamıştım. İçim de kelebekler uçuşuyordu resmen belki de hayatımda katıldığım en heyecan verici eylem olacaktı, belki yaralanacaktım ama kardeşlerimle beraber omuz omuza eylem yapacaktım, bir olacaktım topyekün gidecektik taksime geziye girecektik...

Ve beklenen oldu Tarlabaşı'nın başındaydım. İnternetim kesilmişti. Çekebildiğim kadar resim çektim, İşte dedim devlet terörü yine yeniden. Boğazıma sanki kızgın demirler sokuyorlardı,burnumdan zehir çekiyordum, polisin fütursuzca attığı biber gazları hem bağırmamı engelliyor hemde görmemi engelliyordu.

Yavrusunu kaybetmiş bir anne gibi bağırıyordum polislere sanki benim polisim değilde yurdumu işgal etmiş İngilizlere,Almanlara...

Direnecektim,taksime, gezi parkına girecektim,girecektik.... Bir an düşündüm etrafımdakiler kaldırım taşlarının çoğunun sökmüş polise atıyorlardı, dedim ben neden buradayım, bu polisler neden bu kadar öfkeli....

Bir eve sığındık uzun merdivenleri vardı,içeri girdiğimde her şey benim için bitmişti, dağdaki terörist askerimle uğraşamamış inmiş şehirde polisimle uğraşıyor...Bacağım sakatlanmıştı resmini çektiler bende çektim kimisi plastik mermi gelmiş diyor kimisi biber gazı tüpü sıyırmış diyordu... Bu bir başkaldırıydı ama baş kaldırı anarşizme dönüşmüştü...

Sadece eylem yapmaya bağırmaya gitmiş iken polisin füturszca attığı biber gazlarıyla kendimi ağır bir anarşist hissettim, üzüm üzüme baka baka kararır misali bende onlardan biriydim,kabe müslümanlar için ne ise gezi parkı da bizim için oydu o anda. Kutsal topraklara girecektik, girecektim...

Haberler geliyordu Çarşı tomaları eline geçirmiş,Ultraaslan onları koruyor, 12numara polisleri püskürtüyordu nasıl oluyor da bütün maçlarda birbirlerini yiyenler bir arada oluyor diye...

Tabi ki haberler asılsızdı 48 saat daha eylem sürerse hükümet düşecek haberleri diye diye eylemi uzattırmaya çalışıyorlardı. Yalan haberler ile iyice galeyana gelmiştik birde üstüne polisin sert tavrı çileden çıkarmıştı tabi ki bizi...

Bence birileri düğmeye basmıştı, eylem dediğin böyle olmazdı, olmamalıydı kol kola girecektik gezi parkına halaylarla türkülerle ama ne polis buna müsaade etti ne de orada bulunan teröristler,provokatörler....


Ben ve benim gibi giden bir çok yoldaşım polisimin sert müdahalesine maruz kaldık sırf sadece eyleme geldiğimiz için,provoke etmediğimiz için ... Provokatörler ne yaptı biliyor musun ? Kafalarına atkılarını geçirip kaldırım taşlarını polise attılar, çöp konteynerlerini devirip ateşe verdiler doğa için orada bulunanlar değildi onlar ortamı gelmeye gelmişlerdi,gerdiler...

Bugün görüyorum ki sağduyulu kardeşlerim etrafı temizliyorlarmış kim dağıttı orayı biliyor musun ? O o. çocukları dağıttı, yaktı,yıktı.. Sonunda da aldı birasını eline siktirdi gitti.Şu anda da bir çoğu İstanbul'da değildir.Çünkü onlar görevini yaptı amacı taşkınlıktı emeline ulaştı..

Bu aslında etkiye tepkiydi,bir başkaldırıydı yapılan zamların birikmesiydi,reyhanlıydı,şehitlerimizde ama malasef gölge düşürdüler...

Neyse azizim kalemim mürekkebi bitti, güzel günler dilerim....