Bu yazdıklarımı anlaman için ihtiyacın olan şeyler;
Sobalı bir evde büyümüş olman,
Apartman veya site hayatı yaşamamış olman,
Kısaca mahalle çocuğu olman yeter diye düşünüyorum.
Ki bunlarla yaşamış olan bu yazıyı okumaya başlayınca aşağı yukarı ne demek istediğimi hemen anlayacaktır.Ve bir çok satırında aaa hatırladım diyecektir...
Hepsini geçelim,benim çocukluğumda mutlu olman için ufak bir top yeterdi.O zamanlar dikişli toplardan almak hak getire, ciddi para demek nereye alıyorsun, kames top almak için bile mahalleden 5-6 kişi para toplar öyle alırdık.Ama inan şu anda dünyayı da verseler o sevincimi tekrardan yaşayamam.Bizler küçük şeylerden multu olan tiplerdik.Cumalarını iple çekerdik,topumuzu alır bizim için o şaşaalı çim sahalardan çok daha iyi olan toprak sahaya kimileri için bok çukuru olan sahamıza giderdik takımlar kurulur akşam ezanına kadar topumuzu oynardık tabi götü yiyen isterse akşam ezanından sonra evde olmasın, ne mümkün...
Aslında problem bizde çocuk doğuyor 2 yaşına geliyor daha konuşamıyor, tuvalet eğimi falan yok altını annesi siliyor, bezini teyzesi bağlıyor,yemeğini abisi yediriyor vesaire..Çocukları tamamen hazıra yetiştiriyoruz 6-7 yaşların da okul çağına geldiğin de okula hala biz götürüyoruz, efendim neymiş zaman kötü, ya bir siktir git sen hele ulan yeni nesil darbe mi gördü? Ekonomik kriz mi gördü ? Ben 1.sınıftan itibaren okula tek başıma giderdim sabah annem evden çıkarken duasını eder gönderirdi ve gittiğim okulda öyle yakın falan değil otobüse biner de giderdim sabahın 7'sinde.Şimdi diyeceksin ki senin ailen sorumsuzmuş gibi gibi laflar ama sana da güzel laflar hazırladım ; bak bebeğim çocuğa bir misyon yüklemelisin çocuk sorumluluklarını bilmeli nasıl ki 2 yaşında ki bir çocuk beğenmediği bir şeyi yemiyor ise tıpkı buda böle bir şey çocuğa her şeyi anlatmalısın onun kendini bulmasını sağlamalısın çocuğu 7 yaşında öldürüp 70 yaşında gömdürmemelisin.
Bana hayatım boyunca sadece erdemli olmam gerektiği söylendi.
Çok saçma oldu şu son satırlar neyse...
Sen mandalina veya portakal yedikten sonra onların kabuklarını sobanın üstüne koymak nedir bilir misin ?
Benim için doğal bir rahiyadır o.Bugün kullandığım paco rabanne onun yanında lağım kokusu kalıyor...
Peki ya her sabah ekmek kızartıp üzerine tereyağ sürmeye ne diyeceksin ? Bugün bende dahil birçoğumuzun kahvaltısında belki de tek eksik aslan sütü, lakin; o tat hiç bir zaman geri gelmiyor, gelmeyecek de. Sobanın üstüne 3 dilim ekmek koyardık 3 kardeş her sabah kahvaltıda 2 ekmeği sadece öyle yerdik, Şimdilerde ki nesil daha küçük yaşlar da kilo almama derdin de . Neden biliyor musun ? Şeker diye boya yiyorlar, Et diye yedikleri kemik , Tereyağ diye kullandıkları yapay birtakım şeyler.Sonra hormonal bozukluklar yok efendim sivilce çıkıyor,yok çok kilo aldım nedeni gün gibi açık işte..
Şu yukarıda ki resmi ben bir çok kere yaşadım babaannemin eli çok yatkındı böyle şeylere. Çöreklere baksana sen bir, önüme milyon tane quarter pounder,big king koysalar da değişmem haftada bir tane verseler yinede çöreği tercih ederim..Öylesine tadı damağımda kaldı.Bunlar öylesine güzel şeyler ki fakat git gide yok ediliyor.
Teknolojinin gelişmesiyle insanlığın gerilemesi ters oranda ilerledi, değişen dünya düzenine ayak uydurmak zorunda bırakıldık;lakin o puzzleın parçaları bizim elimizde değildi ve resmi tamamlayamadık...
Yazı çok dağınık ve saçma gelebilir lakin; özlemden duyulan ufak bir haykırış bizimki...

